Yükleniyor

Mevzuat

AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kesin rejime geçti

1 Ocak 2026'dan itibaren çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen ithalatında yükümlülük başladı; yetkili beyan sahibi statüsü için son başvuru tarihi 31 Mart 2026.

CBAM, kapsamdaki ürünlerin AB'ye ithalatında gömülü sera gazı emisyonlarının raporlanmasını ve kesin rejimde bunun mali karşılığının ödenmesini öngörür. Amaç, karbon fiyatlandırmasının ithal ürünlerde de geçerli olmasıdır.

Raporlama döneminde yükümlülük veri toplamaktı; kesin rejimde buna beyan ve yükümlülük belgesi alımı eklenir. Verinin kaynağı üretici tesistir: ithalatçı, tedarikçisinden gelen veriye bağımlıdır.

İhracatçı taraf için kritik nokta, tesis düzeyinde emisyon verisinin hesaplanabilir ve doğrulanabilir olmasıdır. Bu veri, müşterinin gümrükteki yükümlülüğünü doğrudan etkiler.

Geçiş dönemi bitti, kesin rejim başladı

(AB) 2023/956 sayılı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, 1 Ocak 2026 itibarıyla kesin rejimde işliyor. Geçiş dönemi yalnızca raporlamaya dayanıyordu; kesin rejimde raporlamanın yanına yetkilendirme, doğrulama ve mali yükümlülük ekleniyor.

Fark, ihracatçı açısından şöyle özetlenebilir: eskiden ithalatçının beyan ettiği veri esas alınıyordu, artık o verinin bağımsız doğrulamadan geçmesi gerekiyor. Doğrulanamayan veri, ithalatçı tarafında kullanılabilir bir belge üretmiyor.

İthalatçı tarafında ne değişti

Kapsamdaki ürünleri AB gümrük bölgesine ithal edebilmek için "yetkili CBAM beyan sahibi" statüsü aranıyor. Kütle esaslı eşiğin — 50 ton — üzerinde ithalat yapanlar bu statüye başvurmak zorunda.

Beyanlar yıllık olarak sunuluyor: 2026 yılı için ilk CBAM beyanı 30 Eylül 2027'ye kadar veriliyor. Beyanda bildirilen gömülü emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikaları ise yıllık olarak teslim ediliyor; sertifika satışları ortak merkezi platform üzerinden 1 Şubat 2027'de başlıyor.

Takvimin bu yapısı, 2026 boyunca üretilen verinin 2027'de kullanılacağı anlamına geliyor. Yani ölçüm ve kayıt düzeni bugün kurulmazsa, gelecek yılın beyanı dayanacak veriyi bulamıyor.

İhracatçı için asıl iş: gömülü emisyon verisi

AB'ye kapsamdaki ürünleri satan üretici, ürününün gömülü emisyonunu tesis düzeyinde hesaplamak ve bunu ithalatçısına aktarmak durumunda. Varsayılan değerlere dayanmak mümkün olsa da bu genellikle gerçek veriden daha yüksek bir yükümlülük üretiyor.

Hesap, tesisin sınırlarının doğru çizilmesiyle başlıyor: hangi süreçler dahil, hangi girdiler dolaylı emisyon sayılıyor, elektrik hangi emisyon faktörüyle değerlendiriliyor. Bu kararlar sonradan değiştirilirse önceki dönemle karşılaştırılabilirlik kayboluyor.

Verinin bağımsız doğrulamaya hazır olması ayrı bir olgunluk düzeyi istiyor: ölçüm noktalarının tanımlı, kayıtların izlenebilir ve hesap yönteminin dokümante olması gerekiyor. Doğrulayıcı, tabloyu değil tablonun arkasındaki kaydı görmek istiyor.

Bu mekanizma neden kuruldu

AB, kendi sanayisine karbon maliyeti yükleyen bir emisyon ticaret sistemi işletiyor. Bunun yan etkisi şudur: karbon maliyeti olmayan ülkelerden gelen ürün fiyat avantajı kazanır ve üretim o ülkelere kayar. Emisyon AB dışında devam ettiği için iklim açısından hiçbir kazanç olmaz.

Sınırda karbon düzenleme mekanizması bu kaymayı engellemek için kuruldu: ithal ürünün gömülü emisyonuna, AB içindeki üreticinin ödediğine denk bir maliyet yükler. Amaç ithalatı kısıtlamak değil, maliyet farkını kapatmaktır.

Bu yüzden mekanizma bir ürün güvenliği ya da uygunluk rejimi DEĞİLDİR: ürünün teknik özellikleriyle ilgilenmez, üretim sürecinin emisyon yoğunluğuyla ilgilenir. Uygunluk dosyası mantığı burada işlemez.

Veri zincirinin gerçek yükü

Mekanizmanın asıl işi hesap değil VERİ TOPLAMAKTIR. İthalatçının bildirmesi gereken şey ürünün gömülü emisyonudur ve bu veri üretim tesisinden gelir: hangi süreçte ne kadar enerji ve ne kadar hammadde kullanıldı, elektrik hangi kaynaktan geldi, üretimde hangi ara ürünler kullanıldı.

Zincirin kırıldığı nokta genellikle tedarikçi tarafıdır: AB dışındaki üretici bu veriyi tutmuyorsa ya da paylaşmıyorsa ithalatçı varsayılan değerlere düşer ve varsayılan değerler tipik olarak gerçek verinin aleyhine çalışır.

Bu yüzden hazırlık işi teknik değil ticaridir: tedarikçi sözleşmelerine veri paylaşımı maddesi eklenmesi, veri biçiminin baştan belirlenmesi ve doğrulanabilir kayıt istenmesi. Bu iş yapılmadığında mekanizmanın maliyeti gereksiz yükselir.

Kimin yükümlülüğü ve neye dikkat edilir

Yükümlülük AB'ye ithal eden tarafta toplanır; AB dışındaki üretici doğrudan muhatap değildir ama veriyi sağlamadığında ticari olarak dezavantajlı hâle gelir.

Kapsam belirli sektörlerde yoğunlaşır ve genişleyerek ilerler; ürünün kapsamda olup olmadığı gümrük tarife pozisyonu üzerinden belirlenir. Bu, ürünün adına değil tarife sınıflandırmasına bakmayı gerektirir.

Verinin doğrulanabilir olması esastır: hesaplama yönteminin, veri kaynağının ve varsayımların kayda geçirilmesi, sonraki denetimde savunulabilirliğin tek dayanağıdır.

Ne yapmalı?

  1. 1Ürününüzün kapsama girip girmediğini gümrük tarifesiyle doğrulayın.
  2. 2Tesis düzeyinde emisyon hesaplama yönteminizi kurun.
  3. 3Müşterinizin isteyeceği veri formatını önceden netleştirin.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş değildir. Bir düzenlemenin sizin ürününüze nasıl uygulandığı ürünün teknik özelliklerine ve hedef pazara bağlıdır; kesin kapsam ancak ürün incelenerek belirlenir.

Sitenin çalışması için gereken çerezleri kullanıyoruz. İzin verirseniz sayfaların nasıl kullanıldığını anlamak için analiz çerezi de ekleriz. Çerez Politikası